
Babam Sait Alemdar, 1969–1979 yılları arasında Almanya'da eyalet boks şampiyonlukları yaşamış ve "Nakavt Kralı" olarak anılan bir boksördü. Onun sayesinde hareket hayatımın çok erken yaşlarında başladı. Çocuk yaşlarda boksla tanıştım ve sporun içinde büyüdüm.
Bu yol beni Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'ne götürdü. Ardından aynı üniversitede Hareket Bilimleri üzerine yüksek lisans yaptım. Uzun yıllar fitness, pilates ve beden odaklı çalışmalarla insanlarla çalıştım.
Bu dönemde TRT'de sabah egzersiz programları sundum. Fenerbahçe TV'de sabah programları hazırlayıp sundum. Hareket, beden ve insan davranışları üzerine öğrendiklerim yıllar boyunca yaptığım çalışmaların temelini oluşturdu.
Bir süre sonra yoga hayatımda daha geniş bir yer tutmaya başladı. Eğitimimi Toros Dağları’nda, Yogi Baba Adnan Çabuk’un ashramında tamamladım. Spor ve hareket bilimleri geçmişim, yoganın beden tarafını başka bir yerden görmemi sağladı.
Çocukluğum doğanın içinde geçti. Ağaçların, tarlaların ve hayvanların arasında büyüdüm. Saatlerce gökyüzünü izlediğim, tek başıma dolaştığım, bazen hiçbir şey yapmadan oturduğum günlerdi. Doğayla ilişkim hiç kaybolmadı.
Bir festivalde ilk kez handpan duydum. O ses bende kaldı. Handpan çalmaya başladım; ardından başka enstrümanlar ve kendi sesim geldi. Tayland’da ses ve çember çalışmalarıyla geçirdiğim dönemin ardından ses, nefes ve yogayı aynı çalışmaların içinde kullanmaya başladım.
Türkiye’ye döndüğümde ses meditasyonunun içine nefes ve hareketi birlikte yerleştiren ve bu yaklaşımla ses çemberleri düzenleyen ilk kişi olarak çalışmaları sürdürmeye başladım.
Bugün ses, nefes ve yoga üzerine birebir ve grup çalışmaları yapıyorum. Türkiye’nin farklı yerlerinde kamplar, çemberler ve handpan buluşmaları düzenliyor; Ses Meditasyonu Rehberliği, yogik nefes ve yoga eğitmenlerine yönelik çalışmalar veriyorum.
Naru adlı romanın yazarıyım.
Naru’da Yoga Sutraları’nı açıklamaya çalışmadım. Bir hikâyenin içine bıraktım. Bir adam evinden çıkıyor ve yürümeye başlıyor. Sonra başka insanlar, başka yerler ve başka sorular çıkıyor karşısına. Gerisi biraz yolda oluyor.
Bugün hala bedenle, nefesle ve sesle çalışıyorum. Bir yandan yazıyorum. Bir yandan öğrenmeye devam ediyorum.
Bazen de hiçbir şey yapmıyorum.
Namaste
Eyvallah...








