top of page

YAŞLI KÖPEK


Bugün sahilde paten yaptım, yüzdüm. İstanbul'dayken en sevdiğim şeylerden biri budur. Biraz paten, biraz deniz, biraz çimlerin üzerinde uzanmak. Çocukluğumdan beri doğanın içinde olmayı seviyorum. Çok büyük anlamlar yüklediğimden değil. Sadece iyi geliyor.

Denizden çıkıp otururken yaşlı köpeğiyle bir kadın geldi. Köpek artık iyice yaşlanmıştı. Kadın onu yavaşça suya soktu. Birkaç adım attı, biraz dolaştı ama daha ileri gidemedi. Belli ki eskisi gibi yüzemiyordu. Bir süre sonra başka bir kadın geldi. Onun köpeği gençti. Tasmasını çıkarır çıkarmaz kendini denize attı. Yüzdü, döndü, tekrar yüzdü. Hatta bir ara iyice açıldı. Birini izliyorsun, sonra diğerini. Ve aralarındaki tek farkın zaman olduğunu görüyorsun. Muhtemelen yaşlı köpek de bir zamanlar böyleydi. O da koşuyordu, o da açılıyordu, o da yorulmuyordu. Şimdi ise başka bir yerdeydi.


Bunları izlerken zaman üzerine düşünmedim. Hayat üzerine de düşünmedim. Hatta "Gençliğinizin kıymetini bilin" gibi bir sonuca da varmadım. Aklıma babam geldi. Babam Almanya'da boks şampiyonlukları kazanmıştı. Çocukken bana boks çalıştırırdı. Sabahın köründe kalkar koşuya giderdi. Evin salonunda antrenman yapardı. O kadar hızlı yürürdü ki yanında yürümek mümkün değildi. Ben ve abim resmen peşinden koşardık. Sonra yıllar geçti. Yavaşladı. Herkes gibi. Ama ilginç olan şu; bedeni yavaşladı, kendisi değil. Yüzündeki gülümseme aynıydı. Şakaları aynıydı. Hayattan aldığı keyif aynıydı. Bir şeyler değişmişti ama bir şeyler hiç değişmemişti.


Tam bunları düşünürken yaşlı köpek sudan çıktı ve üstündeki suyu silkelerken sahibini baştan aşağı ıslattı. Kadın da "Offf, her yerimi ıslattın." dedi. Nedense o an hikâyenin cevabı orada gibiydi. Söylenmek... Bir düşün. Trafikte söyleniyoruz. Kargo geç geliyor söyleniyoruz. Hava sıcak söyleniyoruz. Yağmur yağıyor söyleniyoruz. Instagram kapanıyor söyleniyoruz. Birisi sırada önümüze geçiyor söyleniyoruz. Tırnağımız kırılıyor söyleniyoruz. Hayatımızın büyük kısmı küçük söylenmelerle geçiyor.


Babamı düşündüm. Sonra fark ettim ki ben onun hiç söylendiğini hatırlamıyorum. Hayatı boyunca zorluk yaşamadı mı? Yaşadı. Hastalanmadı mı? Hastalandı. Yavaşlamadı mı? Yavaşladı. Ama sürekli şikâyet eden biri olmadı. Hayatla kavga eden biri olmadı. Belki de bu yüzden yaşlandığında bile gençliğindeki neşenin bir kısmını yanında taşıyabiliyordu.

Bunları düşünürken yaşlı köpek yanıma geldi. Yanağıma burnunu değdirdi. Sonra bir daha. Sonra bir daha. Dakikalarca yanımdan ayrılmadı. Ben de onu sevdim. O beni sevdi. İkimiz de hiçbir şey söylemedik. Belki de o gün öğrendiğim şey buydu. Bazı şeyler konuşulunca değil, izlenince anlaşılıyor.


Yoga'da buna bazen Pratyahara diyorlar. Ben ise o gün sadece yaşlı bir köpeği izledim.

Ve yeterliydi.


Eyvallah.


yoga pratyahara ve söylenmek
yoga pratyahara ve söylenmek






Yorumlar


© 2023 by Muzaffer Alemdar Tüm hakları saklıdır.

Mesajınız Ulaştı. Teşekkürler.

bottom of page