SESSİZLİK
- Muzaffer Alemdar

- 10 Ara 2024
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 17 Haz
Geçen gece shruti box'ımı aldım ve mantra söylemeye başladım. Saat 23:30 civarıydı. Bir ara saate baktığımda 05:00 olmuştu. Yatağa girdim ve uyudum. Eskiden biri bana bunu anlatsaydı biraz garip bulabilirdim. Bir insan altı saat boyunca aynı sesin içinde nasıl kalabilir diye düşünürdüm. Şimdi dönüp baktığımda ise asıl ilginç olanın mantra olmadığını görüyorum. İlginç olan, insanın bazı dönemlerde sessizliğe doğru çekilmesi.
Belki sen de yaşamışsındır. Eskiden keyif aldığın şeyler eskisi kadar ilgini çekmez. İnsanların arasında olsan da biraz uzakta hissedersin kendini. Bir şeylerin değiştiğini anlarsın ama neyin değiştiğini tam olarak tarif edemezsin. Bazen buna depresyon dersin. Bazen can sıkıntısı. Bazen yalnızlık. Ama aslında hayatında yeni bir şey doğuyordur ve sen henüz ona isim veremiyorsundur.
Bu dönemlerin en zor tarafı belirsizliktir. Çünkü eski hayatına tam ait değilsindir ama yenisi de henüz ortaya çıkmamıştır. Bir kapı kapanmıştır fakat diğeri açılmamıştır. İnsan en çok bu aralıkta zorlanır. Sürekli ne yapması gerektiğini düşünür. Neden böyle hissettiğini anlamaya çalışır. Oysa bazen cevap aramak yerine durmak gerekir. Çünkü bazı şeyler düşünülerek değil, yaşanarak anlaşılır.
Yıllar içinde fark ettiğim şey şu oldu: Kendime yaklaştığım dönemler genellikle en yalnız hissettiğim dönemlerdi. Dışarıdan bakınca hiçbir şey olmuyordu. Ama içeride büyük değişimler yaşanıyordu. Eski düşünceler, eski alışkanlıklar, eski kimlikler yavaş yavaş anlamını kaybediyordu. İnsan bunun adına bazen kaybolmak diyor. Oysa belki de ilk kez kendine yaklaşıyordur.
Bugün özgürlüğü düşündüğümde aklıma büyük fikirler gelmiyor. Daha çok küçük şeyler geliyor. Birisine içinden geldiği gibi teşekkür edebilmek. Bir ağacı gerçekten görebilmek. Hoşlandığın birine bunu söyleyebilmek. İnsanların ne düşüneceğini hesaplamadan hareket edebilmek. Belki özgürlük dediğimiz şey budur. Başka biri olmaya çalışmadan, olduğun kişi olarak yaşayabilmek.
Belki şu an sen de böyle bir dönemden geçiyorsun. Belki sessizliğe çekiliyorsun. Belki hayatın senden bir şey alıyor gibi hissediyorsun. Bilmiyorum. Ama şunu biliyorum: Her şeyin açıklamasını hemen bulmak zorunda değilsin. Bazen bir süre anlamadan yürümek de yolun kendisidir.
O gece mantra bittiğinde saat sabahın beşiydi. Yatağa girdim. Uykuya dalmadan önce aklımdan tek bir şey geçti:
Belki de insanın kendine yaklaşması, sandığından çok daha sessiz oluyor.



Yorumlar