KAİVALYA
- Muzaffer Alemdar

- 12 Tem
- 2 dakikada okunur
Üçlü serimizde meditasyonu konuştuk. Sonra Samadhi'yi konuştuk. Şimdi ise Yoga Sutraları'nın son durağına, yani yoganın nihai amacı olarak anlatılan Kaivalya'ya geldik.
Samadhi'de zihin durulmaya başlamıştı. Peki ya sonra? Yoga burada bitmiyor.
Şimdi sıra Yoga Sutraları'nın son kelimesinde. Kaivalya. İlk duyduğunda biraz sert geliyor. Yabancı bir kelime. Hatta insan, çok gizemli bir şey anlatacak zannediyor. Aslında Patanjali yine bizi ters köşe yapıyor.
Modern yogada Kaivalya'dan bazen "zihnin özgürleşmesi, özgürlük ya da mutlak özgürlük" diye bahsedildiğini duyabilirsin. Bu çeviri tamamen yanlış değildir. Ama tek başına söyleyince insanın aklına sanki zihni susturacağız, bütün düşüncelerden kurtulacağız ya da bir gün tamamen özgür bir zihne sahip olacağız gibi bir anlam geliyor.
Oysa Kaivalya kelimesi Sanskritçede "tek başına kalmak, yalın kalmak, kendi doğasında durmak, başka hiçbir şeyle karışmamak" anlamlarına gelir. Belki de bu yüzden Patanjali'nin kullandığı Kaivalya, sadece zihnin özgürleşmesini değil, her şeyin kendi yerinde kalmasını anlatır. Hiçbir şeyin başka hiçbir şeyle karışmamasını.
Çünkü Kaivalya, ulaşılacak yeni bir yerden çok, biten bir karışıklığın adıdır. Ama bu sefer başka bir yerden bakalım. Şöyle düşün.
Bir tiyatro oyununa gittin. Perde açıldı. Oyuncular çıktı. Güldün. Üzüldün. Bazen öfkelendin. Bazen kendini bir karakterin yerine koydun. Sonra oyun bitti. Işıklar yandı. Oyuncular eğildi. Sen salondan çıktın. Hiç kimse karakterler nereye gitti diye düşünmez. Çünkü zaten onların bir oyun olduğunu biliyordun.
Yoga Sutraları'na göre hayat da buna benziyor. Sadece biz oyunu izlediğimizi unutuyoruz. Rolü kendimiz sanıyoruz.
İşte Kaivalya, oyunun bitmesi değildir. Oyunun oyun olduğunun artık unutulmamasıdır.
Bu yüzden Patanjali kitabın sonuna büyük bir ödül koymaz. Artık süper güçlerin olacak demez. Evren sana sırlarını açacak demez. Çünkü Yoga'nın amacı olağanüstü biri olmak değildir. Yoga'nın amacı, olağan olanı apaçık görebilmektir.
Bu yüzden Yoga Sutraları'nın son kelimesi Kaivalya'dır. Çünkü sonunda kazanılan yeni bir hayat yoktur. Sadece artık hayatla kavga etmeyen bir bakış vardır.
En güzel tarafı şudur. Bunu kimse dışarıdan anlayamaz. Üzerinde Kaivalya'ya ulaştı yazan bir rozet taşımazsın. Yüzünden ışıklar çıkmaz. Yoga müfettişi de gelip omzuna madalya takmaz.
Hayat devam eder. Markete gidersin. Otobüsü beklersin. Çayını içersin. Bir kedi seversin.
Kaivalya, hayatın değişmesi değildir. Hayatı değiştirmeye çalışan kişinin sessizce ortadan çekilmesidir.
Bir sonraki yazımda:
Bütün bunların günlük hayatta nasıl göründüğünü.
Hayatında hiç yoga yapmamış, köyde yaşayıp inek sağan bir kadın Kaivalya'yı deneyimlerken, her gün stüdyoda yoga yapıp sağ ayağını ensesinden geçiren birinin neden Kaivalya'yı deneyimleyemediğini?
insanlar çoğu zaman söyledikleriyle değil, söyleyemedikleriyle konuşurlar. Peki söylenmeyen şeyler nasıl görünür olur? Ses, nefes ve bedenin Kaivalya'nın bakışıyla nasıl göründüğünü konuşacağız.
Eyvallah...




Yorumlar